PLAY-OFF RÖVANŞ MAÇI : KÜTAHYASPOR 0 A.HOPA 0 (17.05'22)

BU SEZONDA OLMADI ...


Evet gelelim bu sezona..

Ahmet Yavuz'lu dönemi geçelim, artık iflas etmiş herkes tarafından çözülmüş bir pas oyunu sevdası ve son 10 hafta geçte olsa yapılan hoca değişikliği.. Dümene İsmail Güldüren geçiyor.

Son 10 hafta eleştiriyi, eksiği yazmadık, kayıtsız şartsız ekibimize sürekli destek verdik. Birkaç hafta önce artık Play-Off'a kalışımız netleşmeye başladığında ufacık uyarımızı yaptık.

İç sahada Kahta, Elazığ, Çatalca'yı yenemeyen ve Karaman'ı son saniye golüyle 1-0 geçebilen bir ekiptik. Kaleye şut atmayan, orta yapmayan bir görüntümüz olduğunu, Ahmet Yavuz dönemindeki birinci bölgeden pasla çıkma ısrarının yersiz olduğunu belirtirken bazı önemli silahlarımıza süre verilmediğini ve Play-Off'a hazır edilmeleri gerektiğini dile getirdik. Teknik heyet tarafından değer görmedi. İsmail Hocamız canlı yayında ben kimseyi okumam, dinlemem diyerek Arnavut inadından da bahsetti.

Hocamızın inadıyla beraber özellikle Anıl Gir ve Muhammet Enes Gök adeta yok sayıldı.

Play-Off'a geldiğimizde deplasmandaki Hopaspor maçı. Birinci bölgende bu kadar sabırlı pas yapıp, topun kontrolünü elinde tutmayı amaçlıyorsan kesinlikle 2 gol yemeyecek ve mağlup olmayacaksın. Takımımız bu oyundaki ısrarına rağmen sezon boyunca kalesini gole bir çok zaman kapatamadı.

Rövanşta statlara sığmayan bir taraftar vardı. Son on senedeki bir önceki yazımızda dile getirdiğimiz bir çok travmaya rağmen yine tüm inancıyla stadyuma koştu herkes heryerden.

Burada artık önde baskı, kaleyi sağlı sollu ablukaya alma, şutlarla bunaltma olmalıydı strateji. ''Yan pas yok, geri pas yok, sahne cesurların'' cümlesi bizim maç öncesinde takımımıza yönelik yazdığımız tek şeydi. İşin saha boyutu elbette hocalarımızdaydı ve biz onlara güvendik.

Ancak olmadı. Çift ön liberoyla başlamayı geçelim, yine stoper ve Emrah ile oyun kurma çabası, bizi üç kez yenen Hopaspor'un artık ezber ettiği bir Kütahyaspor'u yine karşılarına çıkardı. Yine kısa paslarla yavaş ve sabırlı hücumlar eden takımımıza karşı cehennem gibi atmosferde kalesini rahat savundu Karadeniz ekibi.

Devre bittiğinde kilitlendiğimizi farkedebilse kulübemiz; bir ön liberoyu ya da Tuncay'ı çıkartıp Muhammet Enes'i alarak ileride Onur-Muhammet kanatlarda iki Enes ile 4-4-2'ye dönebilir rakibini hataya zorlayabilirdi. Olmadı. İsmail girerken Onur çıktı. Alihan girerken Oğuzhan çıktı. Ne diziliş değişti ne strateji. Oyun tıkandıkça tıkandı. Son on dakika doldur boşalta dönüldü. Veli forvet yapıldı ancak iki uzun stoperle boğuşmak durumunda bırakıldı. Erdinç'te forvete gitse , orada sayıca onlara eşitlensek zaten tamamen gömülmüş bir rakibe karşı ne kaybederdik diye de düşünmedik değil.

Dolayısıyla kaçan şampiyonluğu sadece 'olmuyor, böyle maçları kazanamıyoruz' diye dile getirmek son derece yanlış. Biz bunları neden yapamıyoruz demeliyiz.

İsmail Güldüren ve dinamik ekibi iyi niyetle çalıştı çabaladı. Ancak kendileri gelmeden evvel iflas etmiş bir oyunu daha iyi oynamayı amaçlayarak hiç değiştirmeden devam etmeleri, bize iç sahada oynadığımız lig maçlarında gereken şifreleri ne yazıkki vermişti.

Seneye devam ederler mi, yeni sezonda takımın hedefi ne olur bilemiyoruz. Ancak Belediye başkanımızın verdiği söz ortada ve görev süresi devam ediyor. Maç sonrası açıklamasından da bu sezon hatalarından ders alarak sevinçleri yaşayacaklarına olan inancını dile getirmesi, yine iddialı bir Belediye Kütahyaspor olacağını düşündürüyor.

İşte o zaman da ya artık mevcut ekip A planından başka planlara çalışacak, ya da şampiyonluk hedefi 'Daha önce şampiyonluk yaşamış' bir ekip ile kovalanacak.

 

ZİYARETÇİ SAYACI

BUGÜN327
DÜN742
BU HAFTA1069
BU AY29345
TOPLAM5187972

jbc vcounter

Şu An Kaç Kişiyiz

Şu anda 28 ziyaretçi çevrimiçi
Powered by ArtTree

İletişim